|
Takdim
Medeniyetlerin
oluşumunda ve devamında tartışılmaz rolü olan
anlatım,insan hayatının en önemli bir eylemidir
kuşkusuz. Bu nedenledir ki iletişim araçlarının
içinde en etkili araç ta beyan ve anlatımdır.
Diğer araçlar
sadece maksadı anlatırken anlatım
aracı,duyguları da kelimelere yükleyerek
gönüllere inmesine sebep olduğundan bu iletişim
aracının yerini hiç bir etken alamamıştır.
Yüce yaratıcı
insana bahşettiği nimetleri hatırlatırken
insanın varolma nimetinden hemen sonra onda
o9lan anlatım gücünü vurgulamaktadır. (Rahmân /
2)
İletişimde insanın
iç dünyasını, duygularını ve ruh halini yansıtan
anlatım türlerinden şiirin bir başka yeri vardır...
"Şiir sözün
gözyaşıdır" söylemi,anlatılmak istenen mananın
en çarpıcı ifadesidir.
Şiir, insan
şuurundan kaynaklanan kelimelerin bir resim gibi
dizilişidir.
Şiir bahar
mevsiminde yağan yağmurun tabiata verdiği
canlılık gibi kelimelere can katışı ve gönüllere
sultanlık tahtı kuruşudur.
Bu söylediklerimiz
o zaman doğru olacak ki şiirde mesaj ve hedef
olsun yoksa hayal vadilerinde efsanevi kuşlar
gibi uçup daldan dala konan,insanı beşikte
sallayan ve uyuşturan şiir değil.
Bu uyuşturucu
özelliği taşıyan şiir değil sanat eseri tam
aksine bir ihanettir o sanata ve nimete.
Mesaj ve hedefi
olan şiir değerini odaklandığı hedef ve
taşıdığı mesajdan almaktadır.
Hedefi,en yüce
varlık olan Allah, mesajı Allah'ın en sevgili
kulları olan Hz. Resulullah ve pak Ehlibeyti ve
onların eşsiz eğitileri ve övgüleri olursa şiir,
letafet zirvesinde insan fıtratıyla bütünleşip
kemal yolculuğuna tükenmez bir azık teşkil
edecektir. Aynı zamanda en hayırlı azık olan
takvanın kelimelerde muntazam dizilişi ve
manada muhteşem ifadesi resmedilecektir.
Şairler, sanki
tarihin Ehlibeyt'e reva gördüğü zulümleri ve
cefaları tüm insanlığa duyurup onlardan özür
dilemek için acılarını sözün gözyaşı olan
şiirle ifade etmişlerdir.
Bu kitaba konu
olan hz. Muhammed(sav) in ehlibeyti tarih
boyunca siyasetin kokuşmuş işleyişinden ve
kalleşçe uygulamalarından en talihsiz biçimde
nasiplerini aldılar.
Resulullah'ın (s.a.a)
ümmetine emaneti, Kur'ân ve Sünnet'in
koruyucuları, hidayet gemisi ve vesilesi olan
pak evlatları, insanlık tarihinin en zalimane ve
en alçak tecavüzlerine maruz kalmışlardır.
Özellikle Hz.
Ali(a.s) ve imam Hüseyin (a.s)in başına gelenler
en utanç verici ve en vahşice örnekleridir.
Allah arslanını
Allah evinde Allah adına katledenler bu
caniliklerini yine aynı gerekçelerle oğluna reva
gördüler. Tarihin en siyah sayfası olan Kerbela
mezalimini gerçekleştirdiler.
Diğer yanda ise
aşkın tüm incelik ve sanatını yaşayan ve yaşatan
Hz. Hüseyin ve 72 yareni öyle bir yiğitlik
destanı yazdılar ki insanın engin duyguları onca
şiirsel ve sözel çabalardan sonra hala o yüce
mektep ve ekole layık bir resim çizememiştir.
Onca mezalim ve
onca hamaset Ehlibeyt dostlarınca , ediplerince
destan olup hikaye olup türkü olup şiir vs..
olup bu günlere gelmiştir.
Hz. Hüseyin ve Kerbelâ
hakkında söylenen şiir kadar belki başka hiç bir
olay ve kişi hakkında şiir söylenmemiştir.
Bunca şiir
arasından elden geldiğince titiz bir çalışma
yapılarak eski ve yeni kuşak aşıkların ,
ozanların ve şairlerin eserlerinden bir derleme
yapılarak Ehlibeyt dostlarının hizmetine
sunulmuştur.
Umulur ki bütün insanlığa onur ,izzet
ve hidayet meşalesi olmuş nübüvvet incilerinin
hatıralarına kültürel bir katkımız olsun ve bir
nebze acıları ve mazlumiyetleri şiir diliyle
paylaşılsın, anlaşılsın.......
MUHARREM -
1422
KEVSER.
|