|
DİYALOG
Dedim ki ey
Mevla bir lütuf eyle
Önce bize güzel adını söyle
Dedi, adım
Hüseyn sibt-i Peygamber
Hürriyet severler cem'ine rehber
Dedim, ceddin
kimdir? Dedi ki, Resûl
Dedim anan? Dedi, Zehrâ-yı Betûl
Dedim ki ya
baban? Dedi, Murtezâ
Kardeşlerin? Dedi, Zeynep, Müctebâ
Dedim ki nerede
büyüdün Mevla?
Dedi, Peygamber'in omuzlarında
"Hüseyin
bendendir ben Hüseyin'den"
Yüce Peygamber'dir bunu söyleyen
Dedim bacın
Zeynep efsâne kadın
Onu anlat n'olur, sen anlat bize
Dedi, bacım
Zeynep, Sığmaz ki söze
Sabrı dağa benzer, ilmi denize
Dedim, neye
benzer sabrın, kıyâmın?
Dedi, anlatamaz hiçbir kelâmın
Dedim,
okyanuslar? Dedi, küçüktür
Dedim, ya volkanlar? Dedi, sönüktür
Dedim mektebini
özetler misin?
Dedi, cihât, sabır, izzet, şehâdet
Dedim, ya
mesajın? Dedi, sizlere
Kur'ân ve Ehl-i Beyt yolu emânet
Dedim,
Seccâd'ının ne idi rolü?
Dedi, oydu kıyamının resulü
Dedim, seni
tanıyanlar nic'olur?
Dedi ki, bu şem'e olur pervâne
Dedim, ya
aşkını yudumlayanlar?
Dedi, aklı gider, olur divâne
Mızraklar
başında Kur'ân okudun
Eyle bunun sırrın âleme beyân
Dedi, evet, tâ
ki âlemler bilsin
Bu baş olmuş Kur'ân yoluna kurbân
Dedim, o gül
beden çiğnendi; neden?
Dedi, çiğnenmesin ahkâm-ı Kur'ân
Dedim,
Yezitlerin kırbaçlarıyla
Resûl evladının açıldı başı
Dedi, ne
sanırsın, tarih boyunca
Zâlimin, Yezidin, budur hep işi
Dedim, nolur
Mevla beni afveyle
Bir de düşmanını bize vasfeyle
Dedi bunlar
asla gelmez beyâna
Bilmek ister isen gel Kerbelâ'ya
Musa Aydın
1420 / 1999
|