Advertisement

KEVSER YAYINCILIK

  Ana Sayfa / Şiirler

ŞİİRLER

Bugün :  

Sık Kullanılanlara Ekle

 

Başlangıç Sayfası Yapın

 

BİR GONCA GÜL

Fatıma olmasaydı, yaratılmazdı Ali
Murtezâ'dan başka er, görmezdi sır cemâli
Kıyıldı nikâhları, gökyüzü sahnesinde
İki nur kavuştular, saâdet hânesinde

Gönderildi Müctebâ, yüce Mevlâ katından
İhtimâm gösterildi, Cebrâil tarafından
Yürüdü kanadında, Ruh-ûl Kudüs Emin'in
Uğurlandı Arş'ından, Melekût âleminin

Rahmân'ın gülşeninde açıldı bir gonca gül
Hasan geldi dünyaya, bürünerek nurdan tül
Kesildi Kevser ile, ebter diyen lal diller
Yeryüzü ziynetlendi; gökte yandı kandiller

Gelmemişti böyle nur, insan silsilesinde
Göklerin şerîf oğlu, Arş'ın himâyesinde
Nur çehresine nikâb, olmuştu ay ışığı
Benziyordu "Rahmet"e, güneş oldu âşığı

Sevinci sonsuz idi, sonsuzluk Resûlü'nün
Öptü nurlu elini, Mîrâc'ın Betûlü'nün
Kucakladı göklerin, emânet Zehrâ'sını
Kutsadı Hatice'nin, yektâ hâtırasını
 

Çok geçmedi peşinden, nur damlası muazzâm
Teşrif etti âlemi, Ma'sûm, Zebîh-i A'zam
İnmişti yer yüzüne, Arş'tan büyük kâfile
Sonunda beş oldular, tamamlandı âile

Hitab etti her zaman, şefkatli baba Tâ-Hâ
Baban fedâdır sana, kızım Ümm-ü Ebîhâ
Sen İlâhî nevâsın, cennetlerin bestesi
Kevseri Fâtıma'sın, Ehl-i Beyt'in annesi

Büyüdü iki kardeş nurun definesinde
Kerrâr'ın kutlu eşi, Hatûn'un sinesinde
Reyhâne oğulları, fetihler Nebisi'nin
Pervânesi oldular, "Hel Etâ" perisinin

Mutluluk peygamberi, tebliğe devam etti
Fetih müyesser oldu, Hak dinini yüceltti
Nübüvvet mührü olan, mübârek omuzuna
Kondu "Hümây-ı Rahmet", Ka'be şahitti buna

İletmişti Nebi'miz, son "Vedâ Hutbe"sinde
"Ki buyurdu Rabb'imiz, Mâide suresinde
Emânetimdir size, Hak'tan gelen bu Kur'ân
Ehl-i Beyt onun eşi, hakka, bâtıla Furkân"

Sınandı geçti devir, ilk Resûl sonra Betûl
Ardından da Murtezâ, göçtüler Hakk'a melûl
Meveddet âilesi, sayılmadı emânet
Hayret ! Oysa ne kadar, var idi delil, âyet

Küfrün gizli ilâhı, Müslüman kisvesinde
Kandırdı ahmakları, Tevhid elbisesinde
Zulmün kanlı silahı, dîn îmân kılıfında
Saklanarak bilendi, mazlumların boynunda

Satılmıştı imanlar, servet, şöhret, makama
Kalmamıştı sadâkat, Muhammedî İslâm'a
Nebevî kelâmları, değiştirip bozdular
Emevî yalanları, hep uydurup yazdılar

Cahiliyet mantığı inatla geldi geri
Sarsmıştı İslamlığı saltanat hileleri
Bâtıl çıktı ortaya, takvâ iddiasında
Öldürüldü adalet cellatlar sehpasında

Vefâsızlar terk edip hakikat imâmını
Aldılar bu dünyanın, üç günlük makamını
Çok eziyyet ederek, mazlumlar sultânına
Pek hâince girdiler, Müctebâ'nın kanına

Şam'da çıkan fitnenin sermâyesi, nifâk, kin
Alınmak istenmişti intikâmı "Bedir"in
Evlâd-ı Muhammed'e, nefretle saldırdılar
Fâtihâ'nın gülünü, zehirle soldurdular

Zeyneb'in başında var, yine mâtem bulutu
Okladı hayasızlar, el üstünde tâbûtu
Bırakmadılar yatsın, dedesinin yanına
Hüzünlü döndü kervan, hüzün kabristânına

Hüseyin Yalçın
Sefer-1421-IĞDIR

 

 

 

 
Site içi Arama


 

 

 

 

Go to top of page  Ana Sayfa | Kitap Listesi | Kıble Dergisi | Makaleler | Kadin ve Aile | Cocuklar Îçin | Soru Ve Cevap | Yazarlarımız |
Kur`an | Hadisler | Dualar | Şiirler | Ses ve Video | Programlar | Linkler  |  Îletişim için |

Copyright© 2000 Kevser Yayinlari Internet Hizmetleri. Tüm Haklari Saklidir Ayrintili bilgi almak için veya bize her konuda yazmak için, paragonxx@yahoo.de  'e mesaj yollayiniz. WWW.KEVSERNET.COM