|
İMÂMET
VE VELÂYET
Tüm kevn u
mekana âmir sensin sen
Buna hem kevn u hem mekan şâhittir
Emrin ile döner devr-i kâinât
Buna zemin u âsuman şâhittir
Halil tek
kurbanla geldi Minâ'ya
Buna Meş'ar, buna Minâ şâhittir
Sen onlarca kurban verdin Allah'a
Buna sahrây-ı Kerbelâ şâhittir
Destan olmuş
dillere sabr-ı Eyyub
Sen bir de bak Ali kızı Zeyneb'e
Sabrıyla eyledi Eyyub'u mahcub
Buna hem Kufe hem de Şâm şahittir
Hacer yedi kere
sa'y etti durdu
Buna Merve buna Safâ şahittir
Zeyneb bu kurbandan ona koşardı
Buna yetmiş iki kurban şahittir
Vasfı söze
sığmaz O'dur bir tane
Buna âlem, buna Âdem şahittir
Gadir-i Hum çölü velâyet name
Buna Cibril, buna Hâtem şahittir
"İnnî Târikun"u
söyledi gitti
"Sakaleyn"e şâhid etti ümmeti
O gitti, ardından sözler de bitti
Buna Medine hem Mekke şahittir
Rukn-i âlem
sarsıldı mezâlimden
Uzak düştü ümmet hakkın nurundan
"Beyt-ul Ahzan" doğdu zulm-i zâlimden
Buna eşk u sûz-i Zehrâ, şahittir
Hill u Harem
bakardı mahzun mahzun
Ki olmuştu Kabe'nin oğlu mazlum
O put kırarken bazıları o gün
Putperestti; buna Ka'be şahittir
Tevhidin
merkezi Kabe'dir düşün
Kabe'de doğmuş Emir-ül Mu'minin
Demek ki şartıdır imâm tevhidin
Buna cümle Hill u Harem şahittir
Kadir Akaras
26/2/1992 |