|
Bismillahirrahmanirrahim
Soru-649:
Bir kişi zulme uğrayıpta zalime karşı beddua
ederse bu bedduanın kendisine de etkisi var
mıdır? Yani toplumda bir söylenti vardır,
bedduanın yarısı edene yarısı edilene diye bu
doğru mudur?
Edilen
bedduadan sonradan pişmanlık duyulup tövbe
edilirse, yani ey Allah’ım, bedduamdan tövbe
ettim, senin terazine bırakıyorum derse, bu tövbe
kabul müdür?
Beddua edilen kişi haksız olduğu halde beddua
edene beddua etse o kabul müdür?
Cevap-649:
Muhterem kardeşim, genel olarak insanın şahsını
ilgilendiren konularda, yapılan yanlışlara karşı
affedici olmak en güzel olandır. Ama her halükarda
zulme uğrayan kimse, zulmeden kimse aleyhine dua
edebilir. Ama burada dikkat edilmesi gereken iki
husus var:
a) Beddua
eden kimse, bir taraftan affetmenin büyük
sevabından mahrum olur. Diğer taraftan da bundan
manevi çıkarı olmaz.
b)
Hadislerde de beyan edildiği üzere, eğer karşı
taraf beddua ve lanete müstahak olursa, bu ona
ulaşır ve zararını görür. Özellikle mazlum
kimsenin bedduasından korkun buyrulmuştur. Çünkü
böyle bir dua reddedilmez.. Ama eğer hak etmemiş
olursa, o beddua eden kimseye geri döner ve onun
hakkında geçerli olur!
Bu
hadislerden bir tanesi şöyledir:
İmam Muhammed Bakır’dan (a.s)
şöyle nakledilmiştir: “Lanet ve beddua sahibinin
ağzından çıktığında, lanet edenle edilen arasında
dönüp durur; eğer lanet edilen bunu hak etmişse,
ona ulaşır. Ama hak etmemiş olursa, sahibine geri
döner (onun hakkında geçerli olur).” (El-Kafi,
c.2, s.268)
Olay bundan ibarettir.
Dolayısıyla her edilen beddua, ne olursa olsun iki
taraf arasında ikiye bölünür gibi bir iddia doğru
değildir.
Eğer beddua eden kimse,
pişman olursa, yapacağı iş, beddua ettiği kimse
hakkında onun ıslahı ve iyiliği için dua etmektir.
İnşallah Erhemürrahimin olan Rabbimiz, telafi
eder…
Elbette dediğimiz gibi bu,
insanın şahsını ilgilendiren konulardadır. Ama
eğer bir kimse, Allah ve Resul düşmanlarına, hak
ve hakikat düşmanlarına, hidayet kabiliyetini
yitirmiş zalimlere lanet ederse, bu bir ibadettir
ve Allah’a ittiba etmektir. Çünkü bizzat Rabbimiz
bu kimselere lanet etmiştir. Allah’ın Kur’an’da
lanet ettiği kimselerden birkaç örnek verip
noktalayalım:
1- Şeytan:
“Allah onu (şeytanı) lânetlemiş…” (Nisa, 118)
“Muhakkak ki kıyamet gününe kadar lânet senin
(Şeytan’ın) üzerine olacaktır!” (Hicr, 35)
2- Kafirler:
“Şu muhakkak ki, Allah kâfirleri rahmetinden
kovmuş ve onlara çılgın bir ateş hazırlamıştır.”
(Ahzap, 64)
3- Allah ve
Resulü’ne Eziyet Edenler:
“Allah ve Resûlünü incitenlere Allah, dünyada ve
ahirette lânet etmiş ve onlar için horlayıcı bir
azap hazırlamıştır.” (Ahzap, 57)
4- Hakkı
Bilinçlice Saklayanlar:
“İndirdiğimiz açık delilleri ve kitapta insanlara
apaçık gösterdiğimiz hidayet yolunu gizleyenlere
hem Allah hem de bütün lânet ediciler lânet eder.”
(Bakara, 159)
5- Hakkı
Bilinçlice ve İnadına İnkar Edenler:
“İman etmelerinden, Resûl'ün hak olduğuna şehadet
getirmelerinden ve kendilerine apaçık deliller
gelmesinden sonra inkârcılığa sapan bir kavme
Allah nasıl hidayet nasip eder? Allah zalimler
topluluğunu doğru yola iletmez. * İşte onların
cezası, Allah'ın, meleklerin ve bütün insanlığın
lânetine uğramalarıdır.” (Al-i İmran, 86-87)
6- Zalimler:
“Kim Allah'a karşı yalan uydurandan daha zalim
olabilir? Onlar (kıyamet gününde) Rablerine arz
edilecekler, şahitler de: İşte bunlar Rablerine
karşı yalan söyleyenlerdir, diyecekler. Bilin ki,
Allah'ın lâneti zalimlerin üzerinedir!” (Hud, 18)
“O gün zalimlere, özür dilemeleri hiçbir fayda
sağlamaz. Artık lânet de onlarındır, kötü yurt da
onlarındır!” (Mumin, 52)
7- Ahdini Bozan
ve Yeryüzünde Fesat Çıkaranlar:
“Allah'a verdikleri sözü kuvvetle pekiştirdikten
sonra bozanlar, Allah'ın riayet edilmesini
emrettiği şeyleri (akrabalık bağlarını) terk
edenler ve yeryüzünde fesat çıkaranlar; işte lânet
onlar içindir. Ve kötü yurt (cehennem)
onlarındır.” (Ra’d, 25)
|