|

Allah’ın Adıyla
2. Erbain Merasimi
Düzenlendi
"İmam Hüseyin (a.s) tanınmadan, Hüseyin
gibi hareket edilemez."
Kars-Iğdır Hayır ve Hizmet Vakfı ile Kevser
Organizasyon ortaklığıyla gerçekleştirilen
Erbain (Kerbela Şehitlerini Anma)
merasimi, Güngören Kapalı Spor Salonu’nda
halkın yüksek katılımıyla
gerçekleştirildi.
Bu yıl ikincisi düzenlenen Erbain merasimi yurtdışı ve
yurtiçinden önemli konukların katılımıyla
gerçekleştirildi. Cuma Sohbetleri
programının yapımcısı Yaşar TOPKAYA’nın
sunuculuğunda gerçekleşen program,
Ehlibeyt din âlimi Alican GÖREL’in
Kur’ân-ı Kerim tilavetiyle başladı.
Ardından günün önem ve ehemmiyetini
anlatmak üzere Ehlibeyt din âlimi, Kıble
Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Kadir AKARAS
kürsüye geldi ve “Kerbela’yı anlamak ve
anlatmak, İmam Hüseyin’in (a.s)
mücadelesine verilecek en büyük destektir.
Zira bu mesaj nesillerden nesillere
ulaştırılmalı, Kerbela’daki hakikat
sancağı elden ele yeni nesillere asimileye
uğratılmadan İmam Mehdi’nin (a.f) zuhuruna
kadar ulaştırılmalıdır.” dedi.
Erbain merasimlerinin düzenlenmesindeki amacın
Kerbela’yı Kerbela eden unsurları
insanlara anlatabilmek, genç nesilleri bu
kültür ile aşina etmek olduğuna değinen
Kadir AKARAS, “Hüseynî mektep, o gün
olduğu gibi, bugün Ali Ekber’lere,
Kasım’lara, Zeynep’lere, Habib b.
Mezahir’lere ihtiyaç duymaktadır. Yetişen
yeni neslimizi bu öğretilerle donatmalı ve
bilinçli bir toplum oluşturma yolunda çaba
göstermeliyiz.” dedi. Konuşmasında Irak’ta
bulunan mukaddes türbelerin bombalanmasına
da değinen AKARAS, Müslümanlar arasında
fitne çıkarmak için türbeleri alet eden
İslam düşmanlarını kınayarak şunları
söyledi: “Bugün Müslüman halkların
birliğinden ve beraberliğinden rahatsız
olan bazı mihraklar işi çığırından
çıkarırcasına çareyi mukaddes türbeleri
bombalamakta bulmuştur. Gaflet ettikleri
husus ise Müslüman halkların bu değerler
uğruna canını dahi verebileceğidir. Yaşam
kaynağını Kur’an ve Ehlibeyt’ten alan
bizler dün olduğu gibi bugün de bize
emanet edilen mirasın koruyucusu olacağız.
Bu noktada herkesi bu görevi ifa etmeye
davet ediyoruz. Tahrip edilen mukaddes
türbelerin bir an önce onarımı için
gerekli yardımları yaparak her alanda
Ehlibeyt dostlarının sahnede olduğunu
göstermenin vakti gelmiştir.” Kadir
AKASAR, ayrıca konuşmasında bu türbelerin
onarımına katkıda bulunmak isteyen
hayırsever müminlerin Kevser
Organizasyondan konuyla ilgili yardım
alabileceğine de vurgu yaptı.
Ardından İstanbul, Çorlu, Gaziantep, İzmit, Gebze,
Ankara gibi daha nice şehirlerden bu
program için zahmet çekip gelen
katılımcılara ve Ehlibeyt âlimlerine
teşekkür ederek sözlerini bitirdi.
Daha sonra Tebriz Cuma İmamı ve aynı zamanda Hubregan
Meclisi Milletvekili Ayetullah Muhsin
Müçtehit ŞEBUSTERÎ salâvatlar eşliğinde
kürsüye davet edildi. Ehlibeyt dostlarının
yoğun katılımları ve ilgileri karşısında
duygulanan Ayetullah ŞEBUSTERÎ, öncelikle
katılımcılara, emeği geçenlere ve
kendisini bu programa davet eden Kevser
Organizasyon’a teşekkür etti. Sözlerine
Kur’ân’ı okumaya, anlamaya ve üzerinde
tefekkür etmeye davet ederek şöyle devam
etti: “İmam Ali (a.s) ömrünün sonunda
evlatlarına ve tüm insanlığa Kur’ân ile
ünsiyet bulmalarını, okumalarını ve onun
emirlerinden dışarı çıkmamalarını
emretmiştir. Kur’ân’ın anlamak da
Ehlibeyt’i tanımaktan geçer. Zira Ehlibeyt
Kur’ân’ın gerçek müfessirleridirler. İmam
Hüseyin’in (a.s) Kerbela kıyamı bunun en
büyük göstergesidir.”
Ayetullah ŞEBUSTERÎ, konuşmasının bir diğer bölümde de
şunlara değindi: “Allah’a ibadet şekilsel
olarak değer kazanmaz; icra makamının
istekleri doğrultusunda taşıdığı önemin
anlamını kavramak gerekir. Bununla
birlikte temel değerler çerçevesinde
İslâm’ın birlik ve beraberliğe olan
ihtiyacını da göz önünde bulundurmak
gerekir. Bugün emperyalist güçler öyle bir
İslam anlayışı sunuyorlar ki,
Müslümanların derdine deva olamayacağı
gibi, yeni bir asimilasyonun başlangıcı da
olabilir aynı zamanda. Örnek vermek
gerekirse, bugün işgalci konumdaki İsrail,
Lübnan halkını, evlerini barklarını
bombalar altında mahsur bırakırken, onlar
İsrail’i haklı, ancak haklarını savunan
Lübnanlıları ise terörist
göstermektedirler. Bunu da hatta Müslüman
halklara bu şekilde lanse etmektedirler.
Çünkü İslâm birliği oluşmuş değildir ve
Müslümanlara tersyüz edilmiş bir İslâm
anlayışı dayatılmıştır. Müslümanların bu
manada daha uyanık olması gerekiyor.”
Ayetullah ŞEBUSTERÎ, konuşmasının sonunda ise şunları
söyledi: “Sizlerin yapmış olduğu bu anma
merasimleri, kutlamalar belki gerekli
şuura sahip olmayanlar tarafından
yadırganabilir. Ancak şu unutulmamalıdır
ki, bugün anılan yüce şahsiyetler,
hakikaten İslâm uğruna, din uğruna zahmet
çekmiş insanlardır. Fedakârlık yapmış
insanlar ise takdiri, anılmayı her zaman
hak ediyorlar. Bu vesile ile bu anma
merasimini tertipleyen tüm kardeşlerime
teşekkür ediyorum. Allah mükâfatınızı İmam
Hüseyin eliyle sizlere ihsan eylesin.”
Ayetullah Muhsin Müçtehit ŞEBUSTERÎ’nin bu konuşmasının
ardından, Ankara Bab-ı Ali İlim Vakfı
Kevser Tiyatro grubu tarafından Şam
Harabesi ve Hz. Rugayye isimli tiyatro
gösterisi salonda duygulu anların
yaşanmasına sebep oldu.
Tiyatro gösterisinin ardından bu defa, Azerbaycan;
Bakü’den gelen Hüccetü’l-İslâm Seyyid Ali
Ekber OCAKNEJAD kürsüye geldi ve İmamet
makamının İslâm’daki konumunu konu alan
bir konuşma yaptı. Yüce Allah’ın, Kur’ân
hükümlerini uygulama noktasında Ehlibeyt’e
bir misyon yüklediğini belirten OCAKNEJAD:
“Kırmızı ışık levhası önünde duran polisin
“geç” işareti vermesi, kırmızı ışık yansa
bile geçerlidir. Zira bu kanunları
uygulama mercii polistir.” örneğini verdi.
Müslümanların kendi sorunlarını kendi
içlerinde halletmesi gerektiğine, ancak
İslâm düşmanlarına karşı tek vücut
olmasının elzemliğine de değinen OCAKNEJAD
konuşmasını bu merasime katılan, zahmet
çeken ve organize edenlere teşekkür ederek
bitirdi.
Program İranlı Ehlibeyt Meddahı Ferşad HANDANÎ’nin
okuduğu mersiye ve ağıtlar ve verilen
ihsan ile son buldu.
 |