|
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
21-01-2008
Ankara Kocatepe kültür merkezinde
düzenlenen programa herkesimden geniş
katılım vardı. Kur’an’ı Kerim’den
ayetlerin okunmasıyla başlayan konferansa
Dünya Ehlibeyt Kurultayı genel sekreteri
Ayetullah Muhammed Hasan AHTERİ, İstanbul
Üniversitesi Hukuk Fakültesinden Prof. Dr.
Hüseyin HATEMİ ve Ehlibeyt Alimi Hüccet-ül
İslam Musa AYDIN konuşmacı olarak
katıldılar.
Hz. Rukiyye’nin Şam harabelerinde babası
Hz. Hüseyin’in kesik başı yanında can
verişini sahneleyen Kevser Tiyatro grubu
katılımcıları gözyaşlarına boğdu.
Daha sonra kürsüye gelen Ayetullah AHTERİ,
“Kerbela kıyamının mahiyeti” konulu bir
konuşma yaptı.
Kıyamın iki aşamalı olduğunu, birinci
aşaması, Hz. Hüseyin önderliğinde Aşura
akşamına kadar süren bölümü, diğer aşama
ise Hz. Zeyneb’in önderliğinde Aşura günü
başlayan ve Medine’ye kadar süren
aşamasıdır dedi ve ekledi: Buradan
anlıyoruz ki İslam dininde değerlerin
savunulması noktasında kadın-erkek farkı
yoktur ve her birey sorumluluk
taşımaktadır. Ayetullah Ahteri
konuşmasının bir bölümünde masum imamların
vazifelerinin ne olduğu sorusuna şöyle
yanıt verdi:
Masum imam peygamberin vasisi ve halifesi
olması hasebiyle Kur’an, Hadis ve İslami
değerlerin korunması görevini üstlenmiş ve
bunu gerçekleştirmek için İslami
yöntemlerinin tümünü hayata geçirmekle
yükümlüdür. Dolayısıyla Hz. Hasan’ın savaş
mütarekesi bu değerlerin korunması için
olduğu gibi Hz. Hüseyin’in de kıyamı bu
değerleri korumak içindi. Çünkü kıyamdan
başka bir yol bırakılmamıştı Hz. Hüseyin
için.
Ayetullah Ahteri konuşmasını şöyle
sürdürdü. "Biz bugün bütün mezhebi
ayrılıkları bir kenara bırakarak İslam'ın
özünü korumaktan sorumluyuz" dedi.
Ahteri, İslam'ı koruma noktasında bütün
müslümanların birer nefer olması
gerketiğinin altını çizdi.
Ayetullah AHTERİ’den sonra Prof.Dr.
Hüseyin HATEMİ kerbela şehitlerine selam
ve sevenlerine taziye dileklerinde
bulunarak sözlerine Ehlibeyt sevgisinin
önemini ve Hz. Hüseyin’in İslam’daki
konumunu anlatarak devam etti. Hatemi hoca
Hz. Hüseyin’in Zibh-i Azim olduğunu
Muhammed İkbal’den okuduğu bir şiirle
destekleyip insanlığın Hz. Hüseyin ve
kıyamından alacağı dersler olduğunu
söyledi.
Ehlibeyt alimlerinden tanınmış sima H.Musa
AYDIN coşkulu ve duygusal konuşmasında
zulüm ve zalime karşı Hüseyni duruşun bir
örnek olduğunu vurgulayarak şöyle devam
etti Hüseyn on dört asırdır unutulmadı,
unutulmayacak. Mahşere dek, hak batıl
mücadelesi devam ettiği müddetçe, zalim
mazlum kavgası sürdüğü müddetçe, Rahman ve
şeytan taraftarları bulunduğu müddetçe bu
mukaddes isim tarihin alnında ve insanlık
semasında bir güneş gibi parlayacak, hak
ve hakikat taliplerine, adalet ve özgürlük
sevdalılarına ışık saçacak, öncülük
etmeye, mesaj vermeye devam edecek.
İşte aziz kardeşlerim bu meclislerin,
anmaların, çabaların ana hedefi de budur,
bundan başka bir şey değildir. Bunu bize
öğreten bizzat efendimiz, Resulümüz ve
habibimiz Hz Muhammed-i Mustafa’dır
(s.a.a). Ona da öğreten bizzat Hak
Teala’dır. İslami kaynakların, Sünnisiyle,
Şiasıyla naklettiği bir takım müşterek
hadislerde bu gerçeği açık bir şekilde
görmekteyiz.
AYDIN hoca sözlerinin devamında, Bizim
Hüseyn’e akıttığımız gözyaşı sadece acıma
ve merhamet gözyaşı değildir. Aynı zamanda
iftihar ve onur gözyaşıdır; şevk
gözyaşıdır; sevgi ve aşk gözyaşıdır.
Kimdir ki onca şecaat, kahramanlık, sabır
ve sebatı, aşk ve vefayı, irfan,
teslimiyet, rıza ve maneviyatı Hüseyn’de,
yareninde, Zeyneb’inde, Seccad’ında Ehl u
iyalinde, hatta küçük yavrularında görüp
de büyülenmesin, onurlanmasın, sevgi aşk
ve şevk gözyaşı dökmesin?dedi.
ve Aşura münasebetiyle mersiye ve sineler
okuyarak salonda yüksek manevi atmosferin
oluşmasına ve göz yaşlarının akmasına
sebep oldu.
Hilal Tv’den canlı olarak 4 saat boyunca
yayınlanan bu konferansa Başbakan Recep
Tayip Erdoğan’da bir mesajla katıldı.
Başbakan Mesajında şöyle dedi
Düzenlemiş olduğunuz konferansa davetiniz
için teşekkür ederim.
Yüreğimizin matemle dolduğu ve Peygamber
efendimizin Allah’ın ayı olarak taltif
buyurduğu Muharrem, Ehli Beyte hasret
gönüllerin, aşk ile tutuştuğu bu aya
hürmet ve onların şefaatlerinin umulduğu
ve günahların af olduğu bir aydır.
Tarihe birçok hadise ile birlikte ne yazık
ki sevgili Peygamber efendimizin göz
bebeği torunu, Hz.İmam Hüseyin bu ayda
şehit olmuş ve Cennet gençlerinin efendisi
olma şanına yüceltilmiştir. Bu ciğerleri
yakan olay onun hatırasını yaşayan hisli
yüreklerde derin yaralar açmış, bize
verilen her bir bardak su Fırat’ın
kenarında susuz bir şekilde hakka yürüyen
Kerbela şehitlerini hatırlatmıştır.
Bugün onların bıraktığı kutlu mirasa
sahip çıkmak adına zalimin karşısında
mazlumun yanında olan onurlu duruşumuz
daha kuvvetli bir şekilde sürecek
yaşamamıza anlam katan değerlerimiz
sürdürülecektir.
Ne mutlu; nereden gelip, nereye gideceğini
bilerek insanca ve onurluca bir yaşam
sürenlere ve ne mutlu ki onlara layık
olarak huzurlarına alnı açık bir şekilde
çıkabilenlere! Bu düşüncelerle, Peygamber
efendimizin tabiriyle hidayet meselesi ve
kurtuluş gemisi Hz.Hüseyin’i ve tüm
Kerbela şehitlerini rahmetle anıyor
Müslüman âlimin de bir daha böyle üzücü
hadiseleri yaşanmamasını diliyorum.
Size ve tüm katılımcılara sevgi ve
saygılarımı sunarım.
Recep Tayip ERDOĞAN
Başbakan
|